Güncel Sergiler >> Nişantaşı
HAYAL POZANTI

Dirimart Nişantaşı, Hayal Pozantı’nın Türkiye’de ilk kişisel sergisine ev sahipliği yapacağını bildirmekten mutluluk duyar. Sanatçı, .tr başlıklı sergisinde bilişim tarihinden ve istatistiklerinden ilham alarak oluşturduğu resimlerine yer veriyor.

Hayal Pozantı yapıtlarında kendi yaratımı Instant Paradise adını verdiği alfabesi ile yazılı ifadeleri görsel kompozisyonlara eviriyor. Alfabe, sanatçının özellikle kendi kuşağından itibaren öne çıkan veri kodlama meselesinin bağlamında ortaya çıkmış. Kitle iletişim araçlarının bir görüntüye aşina olmamız için gereken zamanı oldukça kısalttığı günümüzde, Pozantı oluşturduğu soyut kompozisyonlar aracılığıyla bu süreyi uzatmanın, bir başka deyişle eski ‘normaline’ döndürmenin yollarını arıyor. Sonsuz kombinasyonlarla kendini yeniden üreten bu dil, izleyiciyi ilk görüşte alışılmadık gelen fakat zamanla alfabenin kalıplarıyla tekrarlanarak yakınlık hissi uyandıran desenlerin peşine düşmeye davet ediyor.

 

1935
Tuval üzeri akrilik ve katı yağlı boya çubuğu, 152,4 x 335,3 cm, 2017
Güncel Sergiler >> Dolapdere
Roja
Single-channel video installation, 2016
Shirin Neshat

Dirimart, Shirin Neshat’ın DÜŞ GÖRENLER sergisine ev sahipliği yapacağını bildirmekten mutluluk duyar. Sergi, “Roja” (2016) ve “Sarah” (2016) adlı iki video yerleştirmesi ile “Düş Görenler” başlıklı yeni bir dizi fotoğraftan oluşuyor. Her video, her biri kendi ayrı içsel kaygısıyla yüzleşen ve duygusal ve psikolojik anlatıları düş ile gerçekliğin, delilik ile akıl sağlığının ve bilinç ile bilinçaltının sınırında kalan tek bir kadın etrafında dönüyor.

Bu muhteşem çekilmiş siyah beyaz filmler birbirine benzeyen gerçeküstü ve düşsel görsel efektleri paylaşıyorlar. Sanatçının kendi yinelenen düşlerinin, anılarının ve özlemlerinin kimi yönlerini temel alan bu videolarda Neshat, doğrusal olmayan basit anlatımlar ve kamera tekniklerinin ustaca kullanımı sayesinde akıldan çıkmayan bir niteliğe ulaşmayı başarıyor. Tüm eserlerde doğa manzaraları ve ayrı ayrı yekpare mimariler, dolaylı olarak cinsiyet, iktidar, yer değiştirme, protesto, kimlik ve kişisel olan ile politik olan arasındaki boşluk konularını inceleyen kısa ve öz anlatıların baskın yönleri haline geliyor.